KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/18860 E., 2016/24425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 134/.... maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihalenin feshi istemine konu edilen 589 ada 42 parsel ... nolu bağımsız bölümün, muhammen bedelinin üzerinde ihale edildiği görülmektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda şikayetçilerin, yukarıda anılan 589 ada 42 parsel ... nolu bağımsız bölüm yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararları bulunmamaktadır. Mahkemece söz konusu taşınmaz yönünden istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış olup, sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Şikayetçilerin, 589 ada 42 parsel ... nolu bağımsız bölüm yönünden ihalenin feshi istemlerinin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, şikayetçiler aleyhine, anılan taşınmazın ihale bedelinin %...’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/18860, K. 2016/24425, 28 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama