KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/19905 E., 2016/20503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu yasal süresi içinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda imzaya itiraz ettiği, mahkemece senette düzenlenme yeri bulunmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının ... yazılması zorunlu ve yeterlidir.
Düzenlenme yeri unsuru bulunmayan dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, bu belgeye dayanılarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması da mümkün değildir.
Diğer taraftan, İİK'nun 170/a-2 maddesine göre; “İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.”
Somut olayda, takibe dayanak senetler üzerinde, düzenlenme tarihinin üst kısmında İzmir ibaresinin yer aldığı, dolayısıyla düzenlenme yerinin İzmir olarak kabulü gerektiği, bu sebeple senedin kambiyo vasfında olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, senedin kambiyo vasfında olduğu gözetilerek borçlunun diğer itirazlarının incelenmesi gerekirken, senetlerde düzenlenme yerinin bulunmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/19905, K. 2016/20503, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama