KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/20412 E., 2016/23565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinde şikayetçi borçluların İİK'nun 150/e maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde ipotekli taşınmazın satışının istenmediğini ve bu nedenle takibin düşmüş olduğunu ileri sürerek şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurdukları görülmektedir.
Ödeme emri tebliğ tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 150/e maddesi hükmüne göre taşınmaz rehninin satışının, ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren iki sene içinde istenmesi gerekir. Dairemizin değişen içtihatlarına göre anılan maddede düzenlenen iki yıllık sürenin hesabında, ödeme ya da icra emrinin tebliğinden itibaren ilk satış talebinin tarihi esas alınmaktadır.
İİK'nun 150/e-.... maddesinde ise; anılan süre içinde satışın istenmemesi veya talep geri alınıp da bu süre içinde yenilenmemesi halinde takibin düşeceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, İİK'nun 59. maddesine göre; ''Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ... avans olarak peşinen öder.''
Anılan hükümler ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; geçerli bir satış isteminin varlığından bahsedilebilmesi için ipotekli taşınmazın ödeme veya icra emrinin tebliğ tarihini izleyen iki yıl içinde satışının istenmesi ve İİK'nun 59. maddesi hükmüne göre satış masrafının da avans olarak aynı süre içinde yatırılması zorunlu bulunmaktadır.
Somut olayda, ödeme emrinin borçlulara 03.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve alacaklı tarafından ....05.2010 tarihinde ipotekli taşınmazın satışı talebinde bulunulduğu görülmektedir. Ne var ki, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yasal iki yıllık süre içerisinde satış istenmiş ise de, satış masrafının avans olarak yatırılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, geçerli bir satış istemi mevcut olmadığından icra takibinin düşmüş olduğu açıktır.
O halde mahkemece, yukarıda değinilen açıklamalar gözetilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/20412, K. 2016/23565, 15 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama