KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/2105 E., 2016/16101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı çeki imzalayan ...'ın keşide tarihi itibariyle şirketi temsil yetkisi olmadığını ve bu nedenle takip konusu çekten dolayı borçlu şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece talebin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, takip konusu çeki imzalayanın ... olduğu ve keşide tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili olmadığı hususu ihtilafsız olup, borçlunun başvurusu bu hali ile İİK'nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup; anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, borçlunun borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/2105, K. 2016/16101, 7 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama