KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/21547 E., 2016/20840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, imzaya itiraz ederek takibin iptalini istediği, mahkemece imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine %20 tazminata hükmedildiği, mahkeme kararının alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 808/1. maddesine göre; çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği, ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi takdirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder.
İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
Somut olayda, takip dayanağı çekin muhatap bankaya ibraz edilmesine rağmen, ibraz tarihinin yazılı olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, takip dayanağı belge kambiyo senedi vasfını taşımadığından mahkemece, İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsiz ise de, temyiz edenin sıfatı nazara alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, takibin iptali kararının yasal dayanağı İİK'nun 170/a maddesi olduğundan ve bu maddede tazminat öngörülmediğinden, alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/21547, K. 2016/20840, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama