KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/2158 E., 2016/10467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçinin, icra mahkemesine başvurusunda, ..... ili .... ilçesi, ..... Köyü, ...... Mevkii 45, 85, 142, 248, 335, 376, 457, 565, 625, 790, 809, 818, 819, 826, 831, 876, 878, 879, 940, 941, 983, 984, 1001, 1003, 1085, 1039, 1540 ve 1541 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ihalelerin feshini talep ettiği, mahkemece, şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine 198.104,36 TL'nin %10'u oranında para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, ihale konusu taşınmazlardan 248, 790, 809, 818, 819 ve 940 parsel sayılı taşınmazların satış bedellerinin, muhammen bedellerinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda anılan yasa maddesi uyarınca, bu taşınmazlar yönünden zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece, yukarıda anılan taşınmazlar yönünden istemin bu nedenle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Buna göre, şikayetçinin 248, 790, 809, 818, 819 ve 940 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, mahkemece, bu taşınmazlar yönünden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/2158, K. 2016/10467, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama