KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/21602 E., 2016/19661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Ciranta konumundaki alacaklı tarafından çeke dayalı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu keşideci şirket takibe konu çekteki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını, şirketin müştereken temsil edildiğini ileri sürerek imzaya itirazla takibin durdurulmasını talep ettiği, mahkemece borçlu şirketin üç yönetim kurulu üyesinin müştereken imzaya yetkili olduğu ancak çekte tek imza bulunmasından dolayı borca itirazın kabulü ile, borçlu lehine asıl alacağın %20'si oranında tazminata hükmedildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
6102 sayılı TTK'nun 808/1. maddesine göre çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği (ibraz günü de gösterilmek suretiyle) çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi taktirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder. Bankaya süresinde ibraz edildiğinin, belge üzerine yazılan şerh ile ispat edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda takibe konu çekin muhatap bankaya ibrazı üzerine banka tarafından “Keşideci imzası tutmadığından işleme alınamamıştır” şeklinde şerh düşüldüğü ancak herhangi bir ibraz tarihi bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle, alacaklı TTK'nun 796 ve 808. maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybetmiştir. Bu durumda takip dayanağı söz konusu belge kambiyo senedi vasfını taşımadığından adi havale niteliğinde olup, borçlunun borcu kabulü de bulunmadığından, bu belgelere dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayıp takibin iptali gerekmekle beraber temyiz edenin sıfatı nazara alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
O halde takibin iptali kararının yasal dayanağı İİK'nun 170/a maddesi olup, bu maddede tazminat öngörülmediğinden, alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsizdir. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/21602, K. 2016/19661, 26 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama