KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/21950 E., 2017/13622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1) Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; dayanak senedin teminat senedi olduğunu iddia ederek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece talebin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, takibe konu senedin, taraflar arasında 20/05/2015 tarihinde düzenlenen belgeye dayalı olarak teminat amacıyla verildiği iddia edilmiş olup, borçlunun başvurusu, bu hali ile İcra ve İflas Kanunu’nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir.
O halde mahkemece, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, başvurunun İİK’nun 170/a maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/21950, K. 2017/13622, 6 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama