KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/22085 E., 2017/13742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu şirket vekilinin, takip konusu bonolardaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle imza itirazında bulunarak takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imzanın borçlu şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı kabul edilerek imzaya itirazın kabulü ile alacaklı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 170/3. maddesinde; "İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur...", aynı maddenin son fıkrasında da "... İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum eder..." hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda, takibe konu bonolarda; imzalara itiraz eden borçlu şirketin düzenleyen, takip alacaklısının ise yetkili hamil ... olduğu, alacaklının, borçlu şirket ile doğrudan ciro ilişkisi içinde olmadığından imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmaması ve dolayısıyla senetleri takibe koymada ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunun tespit edilememesi nedeniyle, tazminat ile sorumlu tutulması yukarıda belirtilen madde hükmüne aykırı olduğundan, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/22085, K. 2017/13742, 7 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama