KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/22197 E., 2016/25691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı icra takibinde, alacaklının, ipotekli 267 ada 1 sayılı parsele ilişkin satış talebinin, icra müdürlüğünce, taşınmazın tapu kaydında bulunan ihtiyati tedbirin devam ettiğinden bahisle reddedilmesi üzerine, alacaklının anılan karara karşı şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.
Somut olayda, borçlu ... adına kayıtlı 267 ada 1 sayılı parsel üzerinde alacaklı lehine 04.01.2006 tarihinde ipotek tesis edildiği, bilahere, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/333 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan alacak davasının yargılaması sırasında ise, taşınmazın tapu kaydına 01.03.2012 tarihinde ihtiyati tedbir konulduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.03.2016 tarihli yazısında.
HMUK.'nun 101. ve devamı maddelerince, taşınmazın 3. kişilere devrinin ve ayni hakla sınırlandırılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verildiğinin ve tedbirin halen devam ettiğinin bildirildiği görülmektedir. Bu durumda,ihtiyati tedbir kararı mahiyeti itibariyle sadece borçlunun rızai temlik ve tasarruflarının önlenmesi amacına yönelik olup, söz konusu kararın, cebri satışı engelleyen bir hüküm içermediği açıktır.
O halde, mahkemece,ihtiyati tedbir kararının taşınmazın cebri icra yoluyla satışını engellemeyeceği hususu nazara alınarak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/22197, K. 2016/25691, 20 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama