KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/22617 E., 2017/3247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, tebliğ tarihinde yurt dışında olması sebebiyle tebligattan 23.02.2016 tarihinde haberdar olduğunu ve borcun bir kısmının ödendiğini belirterek gecikmiş itirazın kabulüne, kısmen ödeme yapılan miktar (ve fer’ileri) itibariyle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, gecikmiş itirazın kanunda belirtilen üç gün içinde yapılmadığı gerekçesiyle talebin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 65. maddesinde; "Borçlunun kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu maninin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delilerle birlikte itiraz ve sebeplerinin ve müstenidatını bildirmeye ve müteakip fıkra için yapılacak duruşmaya taalluk eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, gecikmiş itiraz başvurusunda bulunabilmek için her şeyden önce usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir tebligat evrakının bulunması gerekir.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle ödeme emri tebligatının usulüne uygun olup olmadığı tespit edilerek tebligatın usulsüz olması halinde uyuşmazlığın İİK'nun 65. maddesinde yer alan gecikmiş itiraz kurallarına göre değil, 7201 sayılı Kanunun 32. maddesine göre çözümlenmesi (HGK.nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258E. 1991/344K.) gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/22617, K. 2017/3247, 6 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama