KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/23526 E., 2017/2563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 149. maddesine göre; icra müdürü, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir. Bu maddeye göre, kredi sözleşmesi kefillerine icra emri gönderilemez. Alacaklı, kefillere karşı haciz (veya iflas) yolu ile ayrı bir takip yapabilir.
Öte yandan İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/672 Esas sayılı dosyasında, alacaklı banka tarafından borçlu ....Tic. Ltd. Şti. ve ipotek veren malik ... hakkında takip yapılmış olup, ... aynı zamanda kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil olarak bulunmaktadır. Her ne kadar takip talepnamesi ve icra emrinde ... ipotek veren malik sıfatıyla yer alsa da, anılan kişinin, tapu kaydına göre, takipten önce taşınmazı üçüncü kişiye sattığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ...'e, yukarıda açıklandığı üzere ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte icra emri gönderilemez. Yukarıda yazılı maddede, ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmış olup, anılan kişi ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden değildir.
İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, davacının para cezasına mahkûm edilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda, şikayetçi ...'in ihalenin feshi isteminin, aktif husumet yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/23526, K. 2017/2563, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama