KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/23777 E., 2017/4393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 26.04.2016 tarih ve 2016/7599-12371 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçilerin, takibin usulsüz başlatıldığı iddiaları ile birlikte diğer fesih nedenlerini ileri sürerek ihalenin feshini talep ettikleri, mahkemece istemin reddine ve şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesine ilişkin kararın Dairemizce onandığı anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134/2. maddesi; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler" şeklinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde ise, işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
Şikayetçilerden ..., ihaleye konu takip dosyasında borçlu olmayıp, tapudaki ilgililerden olmadığı gibi, ihalede pey sürenlerden de değildir. Bu durumda, adı geçen şikayetçinin, İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı anlaşıldığından, mahkemece, şikayetçi ... yönünden ihalenin feshi isteminin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenmek suretiyle istemin reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak istemin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi halinde işin esasına girilmemiş olacağından, mahkemece, anılan şikayetçinin %10 para cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekirken doğrudan onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/23777, K. 2017/4393, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama