KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/24689 E., 2017/15417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının murafaalı olarak yapılmasına HUMK.'nun 438. ve İİK.'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
Borçlunun Bakırköy 1. İcra Mahkemesi'nin 2015/856 E. sayılı dosyası ile icra mahkemesine yaptığı başvuruda; yetkiye ve borca itiraz ile İİK'nun 58. maddesi uyarınca bono aslının icra dairesine sunulmadığını ve kambiyo vasfını haiz olmadığını, ödeme emri tebligatının da usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayetlerde bulunduğu, ayrıca bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen aynı mahkemenin 2015/850 E. sayılı dosyasında hacizlerin kaldırılması ile satışa ilişkin talimatların iptalini talep ettiği, mahkemece, asıl dosya yönünden usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, birleşen dosya yönünden ise şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, mahkemece asıl dosya yönünden usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin 28.10.2015 olarak tespitine karar verilmiş olup, borçlunun diğer iddiaları yönünden bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, borçlunun tebliğe muttali olduğunu beyan ettiği 28.10.2015 tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitine karar verilmiş olup, bu tarihe göre 30.10.2015 tarihinde (yani süresinde) ileri sürülen diğer itiraz ve şikayet nedenlerinin de incelenmesi gerekir. Bu hususlarda bir değerlendirme yapılmaması doğru değildir.
Diğer taraftan, mahkemece, yargılamanın yapıldığı dosya ile birleştirilmesine karar verilen 2015/850 E. sayılı dosya ile şikayete konu edilmesi nedeniyle düzeltilen tebliğ tarihine göre takibin kesinleşmesinden önce yapılan işlemlerin iptaline ve konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, bu konudaki şikayetin reddi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, birleşen dosyaya ilişkin taleplerle ilgili olarak kararda hiçbir gerekçeye yer verilmemesi de HMK'nun 297. maddesine aykırı bulunmuştur.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/24689, K. 2017/15417, 12 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama