KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/24812 E., 2016/25907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, şikayetçi iflas idaresi memurlarına satış ilanının tebliğ edildiği, yasal süresinde kıymet takdirine itiraz edilmediğinden kıymet takdirinin kesinleştiği, 14228 parsel numaralı taşınmazın muhammen bedeli 133.000,00 TL olup 146.050,00 TL'ye, 14227 parsel numaralı taşınmazın muhammen bedeli 138.000,00 TL olup 153.000,00 TL'ye, 14217 parsel numaralı taşınmazın muhammen bedeli 169.000,00 TL olup 181.000,00 TL'ye, 14230 parsel numaralı taşınmazın muhammen bedeli 161.000,00 TL olup 193.100,00 TL'ye,
14229 parsel numaralı taşınmazın muhammen bedeli 149.000,00 TL olup 163.350,00 TL'ye ve yine 14231 parsel numaralı taşınmazın muhammen bedeli 119.000,00 TL olup 126.100,00 TL'ye ihale edildiği görülmektedir. Bu durumda, anılan parseller yönünden zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Mahkemece yukarıda sayılan taşınmazlar hakkındaki istemin bu nedenle reddi yerine işin esası incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak, bu durumda İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden, şikayetçi aleyhine bu parseller yönünden para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/24812, K. 2016/25907, 22 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama