KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/24998 E., 2017/2241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.” Aynı maddenin 7. fıkrasına göre ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.”
Somut olayda, ihalenin feshi istemine ilişkin şikayet dilekçesinde, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği yönünde bir iddianın bulunmadığı, ayrıca, fesat olgusuna ya da satılan taşınmazın esaslı niteliklerindeki hata nedenine dayanılmadığı görülmektedir. Öte yandan, şikayete konu taşınmaza ilişkin olarak ihalenin 28.08.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, şikayetçi üçüncü kişiye satış ilanının 15.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ihalenin feshine yönelik şikayetin ise.
İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra 31.03.2016 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, ihalenin feshi isteminin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak.
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca, işin esasına belirtilen nedenle girilmemiş olduğundan şikayetçi üçüncü kişi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/24998, K. 2017/2241, 21 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama