KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/25336 E., 2017/15832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1)İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının murafaalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2) Borçlu mirasçılarının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu mirasçılarının temyiz itirazlarının REDDİNE;
3) Alacaklı yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlunun süresinde icra mahkemesine başvurusunda; lehdar hanesinin tahrifata uğratılarak alacaklının adının yazıldığını, aslında dayanak senedin keşideci ve lehdar hanelerine kendi ismini yazarak senedi tanzim ettiğini, alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden senedin kambiyo vasfının bulunmadığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
TTK'nun 673. maddesi hükmüne göre; poliçe, bizzat keşidecinin emrine yazılı olabileceği gibi, keşideci üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına da düzenlenebilir. Ancak TTK'nun 778. maddesinde, aynı Yasa'nın 673. maddesine yollama yapılmadığından, bonolar açısından, bononun borçlusu konumunda olan keşideci, kendisini lehtar göstermek suretiyle bono düzenleyemez. Bir başka anlatımla, lehtar ve keşideci sıfatının birleşmesi durumunda, düzenlenen senet, bono niteliğinde sayılmaz.
Somut olayda, takip dayanağı bononun incelenmesinde; keşideci hanesinde borçlu ... isminin, lehtar hanesinde ise "... olarak ..." sözcüklerinin yazılı olduğu, keşidecinin lehdar hanesine kendisini alacaklı olarak yazmadığı, borçlu olduğunu belirtir şekilde alacaklı ...veya emrühavalesine senedi ödeyeceğini açıkladığı görülmüş olup alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğinden söz edilemez.
O halde, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı gerekçesi ile takibin iptaline hükmolunması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/25336, K. 2017/15832, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama