KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/25619 E., 2017/15979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından nafaka ara kararına dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçede, talep edilen nafaka bedellerini ödediğini ileri sürerek borca ve fer’ilerine itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece bilirkişi raporu aldırılarak istemin kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan İstanbul Anadolu 8. Aile Mahkemesi'nin 2014/416 E. sayılı dosyasında 05.06.2015 tarihli ara kararı ile; tedbiren, dava tarihi olan 23.05.2014 tarihinden itibaren 800 TL nafakanın davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine karar verilmiştir. Borçlu ise cevap dilekçesinde, tüm nafaka borcunun, boşanma davasından sonra alacaklı eşe ödendiğini, bütün ödemelerin nafakaya mahsuben yapıldığını ve bu hususun ödemelere ilişkin belgelerde yazılı olduğunu beyan etmiştir.
Borçlu tarafından mahkemeye ibraz edilen ödemeye ilişkin belgelerin incelenmesinde, tamamının boşanma davasından sonra, ancak nafaka ara karar tarihi olan 05.06.2015 gününden önce olduğu görülmektedir. Alacaklının, ödemelerin nafakaya mahsuben alındığı yönünde bir kabulü de bulunmadığına göre, asıl alacak yönünden itirazın kaldırılması talebinin tümden kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
Ancak borçlunun icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçede faize de itiraz etmiş olduğu görülmektedir.
O halde, mahkemece; borçlunun faize yönelik itirazı da incelenerek, asıl alacak yönünden itirazın kaldırılmasına, faize yönelik itirazın kaldırılması talebi yönünden ise oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/25619, K. 2017/15979, 21 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama