KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/25733 E., 2017/16414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, alacaklının icra mahkemesine yaptığı başvuruda; aleyhlerine takip yapılan borçlulara gönderilen ödeme emirleri bila tebliğ iade edildiği için, anılan borçluların mernis adreslerine TK'nun 21/2. maddesine göre tebliğ yapılması isteminin icra müdürlüğü tarafından reddedilmesi üzerine, anılan müdürlük işleminin iptali için icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece;
mernis adresine tebligat yapılabilmesi için, TK'nun 21/1. maddesine göre tebligat gönderilen ilk adresin mernis adresi olması gerektiği, mernis adresine TK'nun 21/1. maddesine göre tebligat gönderilmeden aynı adrese TK'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılamayacağı anlaşılmakla, icra müdürlüğünün 18/05/2016 tarihli kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen Adreste Tebligat" başlıklı 10/1. maddesinde; ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir'' hükmü yer almaktadır.
11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı Kanunun 3. maddesiyle eklenen aynı Kanunun 10/2. maddesine göre ise; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' Aynı Yasa'nın "Tebliğ İmkansızlığı Ve Tebellüğden İmtina" başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesiyle eklenen 21/2. maddesinde de.
"Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır'' hükmüne yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde de; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz.
79'uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir'' düzenlemesi öngörülmüştür.Somut olayda, borçlu ... ’a ilişkin örnek 10 ödeme emrinin; borçlunun ... Mah.... Sok.... şeklindeki adresine gönderildiği, tebliğ memurunca. “Evrak üzerinde T.C. Kimlik numarası bulunmadığı için Mernis kayıtlarına bakılamadı.
Gösterilen adreste çalışana sorulduğu, muhatabın tanınmadığı ve evrakın merciine iade edildiği” şerhi ile 14.05.2016 tarihinde bilâ tebliğ iade edildiği görülmektedir. Borçlu ... ’na ilişkin örnek 10 ödeme emrinin ise anılan borçlunun ... Mah. ... Sok. ... şeklindeki adresine gönderildiği, tebliğ memurunca. “Adrese gidildiği, muhatabın tanınmadığı” şerhi ile 16.05.2016 tarihinde bilâ tebliğ iade edildiği görülmektedir.
Dolayısıyla, borçluların, takip talebinde ve ödeme emrinde bilinen en son adreslerine, yukarıda ifade olunduğu üzere 7201 sayılı TK'nun 10/1. maddesi uyarınca ödeme emirlerinin normal yolla tebliğe gönderildiği, ancak ödeme emirlerinin bilâ tebliğ iade edilmesi nedeniyle, alacaklı tarafından, aynı Kanun'un 10/2. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken TK'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılmasının istenmesi usul ve yasaya uygun olup, borçlulara, TK'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat çıkartılabilmesi için daha önce ödeme emirlerinin gönderildiği adreslerin, borçluların bilinen en son adresleri olması yeterli olup,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/25733, K. 2017/16414, 28 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama