KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/25971 E., 2017/3297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla (9 örnek) takipte borçluların ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu iddiasıyla şikayette bulunduğu, mahkemece işin esası incelenerek istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK.nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir.
Somut olayda, usulsüz de olsa ödeme emrinin borçlulardan ...'e 06.01.2015, borçlu ... Ltd. Şti'ne 01.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bundan sonra borçlulardan ...'e 05.12.2015 tarihinde, şirkete ise 27.11.2015 tarihinde kıymet takdir raporu tebliğ edildiği ve borçluların ödeme emri tebliğ işlemi dışında diğer tebligatların da usulsüz tebliğ edildiği yönünde bir iddiasının olmadığı anlaşılmakla en geç kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği bu tarihte takipten haberdar olduklarının kabulü gerekir.
Bu durumda, borçluların 29.02.2016 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru, İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olup, mahkemece, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek istemin reddi kararı isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/25971, K. 2017/3297, 6 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama