KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/25980 E., 2017/16146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından (2) adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip üzerine borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip konusu borcun takipten önce ödendiğini ileri sürerek borcun tamamına itiraz ettiği, mahkemece davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 169/a-1. maddesi gereğince; borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır. İİK'nun 169/a maddesi uyarınca, takibe konu borcun ödendiğinin kanıtlanabilmesi için ise, ödeme belgesinde, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda; borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK’nun 169 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz niteliğindedir. Borçlunun ödeme belgesi olarak sunduğu cari hesap ekstresinde, ödemelerin tarih ve bedeli belirtilerek takip konusu bonoya mahsuben yapıldığı yönünde bir açıklama bulunmadığı gibi, alacaklının bu ödemelerin takip konusu senede ilişkin olarak yapıldığı yönünde kabul beyanının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ödeme iddiasında bulunan borçlu, bu iddiasını İİK'nun 169/a maddesinde öngörülen bir belgeyle kanıtlayamamıştır.
Öte yandan her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 11.05.2011 tarih ve 2011/12-177 esas, 2011/300 karar sayılı kararı). Her ne kadar alacaklı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, icra takibinden sonra borçlunun bazı ödemelerde bulunduğu bildirilmiş ise de;bu ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınacağı tabii olup, borçlunun borca itirazının, icra mahkemesine yapılan başvuru tarihi itibariyle değerlendirilmesi zorunludur.
O halde; borçlu, icra mahkemesine başvuru tarihi itibariyle borca itirazını kanıtlayamadığından mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; yukarıda açıklandığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, borçlunun icra mahkemesine başvurusu borca itiraz niteliğinde olup, İİK'nun 169a/5. maddesi uyarınca; borca itirazın kabulü halinde, takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece takibin iptaline hükmolunması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/25980, K. 2017/16146, 25 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama