KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/26162 E., 2017/16325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, 144 ada 8 parsel sayılı taşınmazı ile ilgili meskeniyet şikayetinde bulunduğu, mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince, borçlunun "haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar.
İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli olan bedel ve haczedilen taşınmazın değeri bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen taşınmazın değeri, haline münasip meskenin temini için gerekli olan bedelden fazla ise, haczedilen taşınmazın satılmasına ve satış bedelinden haline münasip meskeni temin için gerekli olan miktarın borçluya bırakılmasına, kalanının hak sahiplerine ödenmesine karar verilmelidir.
Somut olayda, meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan taşınmazın tamamı borçlu ... adına kayıtlı olup, tapu kaydında... İli, merkeze bağlı ...Mahallesi, 144 ada 8 nolu parselde kayıtlı “kerpiç ev” niteliğindedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; taşınmaz üzerinde bir adet iki katlı kagir ev, bir adet tek katlı kerpiç ev ve bir adet tek katlı depolu dükkan yapılarının yer aldığı, söz konusu yapılar ile ilgili herhangi bir ruhsat ya da yapı kullanma belgesi yer almadığı gibi, tapu kaydında da görünmediği, borçlunun fiilen yaşadığı yerin, iki katlı olan evin üst katı olduğu belirtilerek bu evin değeri belirlenmiş, taşınmazın tamamına yönelik bir tespite gidilmemiştir.
Şikayet konusu taşınmazda üç adet yapının bulunduğu, kat mülkiyeti oluşturulmadığı için tamamının hacizli olarak şikayetçi borçluya ait olduğu dikkate alındığında, alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, mahkemece, taşınmaz üzerinde uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak taşınmazın tamamının değeri tespit edildikten sonra, borçlunun haline münasip ev alabileceği miktar, mahcuzun değerinden fazla ise şikayetin kabulü, az ise şikayetin kısmen kabulü ile mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/26162, K. 2017/16325, 27 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama