KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/26187 E., 2017/2743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve hissedarlar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi hissedarlar ve borçlu tarafından ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, borçlunun fesih isteminin esas yönünden, hissedarların başvurularının ise husumet nedeniyle reddine karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nun 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Somut olayda; mahkemece yüze karşı verilen kısa kararla gerekçeli kararın hüküm kısımları aynı olmasına ve; "müteveffa ... tarafından açılıp mirasçıları tarafından devam olunan davanın husumet nedeniyle reddine, müflis ... tarafından açılan şikayetin reddine" şeklinde karar verilmesine karşın, kararın gerekçesinde; "her ne kadar ... tarafından açılan davada husumet nedeniyle red denilmiş ise de, bunun sehven hatalı olarak verildiği, esastan reddine karar vermek gerektiği" belirtilerek çelişki meydana getirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, anılan çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/26187, K. 2017/2743, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama