KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/27972 E., 2018/1262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; dayanak senedin ön yüzündeki borçlu kaşesinin üzerinde imzaların bulunduğunu, açığa atılmış imza olmadığından şahsi sorumluluğun söz konusu olmadığını iddia ederek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece talebin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, takibe konu senette aval veren sıfatında kimsenin bulunmadığı, çift imzanın ikisinin de kaşe üzerine atıldığı, şahsi sorumluluğun bulunmadığı iddia edilmiş olup, bu haliyle borçlunun başvurusu, İcra ve İflas Kanunu’nun 168/5 ve 169. maddeleri kapsamında borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, başvuru İİK’nun 170/a maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/27972, K. 2018/1262, 13 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama