KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/28004 E., 2018/968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlunun, borca itiraz ederek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın reddine ve borçlu aleyhine tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun iddiası, İİK'nun 168/5 ve 169. maddelerine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 6. fıkrasında; itirazın icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde, takibin muvakkaten durdurulmuş olması koşuluyla, alacaklının isteği üzerine, borçlunun, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, borca itirazın reddine karar verilmiş ise de, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edildiği, bir başka deyişle tazminat oranının açık ve net bir şekilde belirlenmediği, dolayısıyla hüküm kısmının tazminata ilişkin bölümünün HMK'nun 297/2. maddesinde belirtilen yasal düzenlemeye uygun, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olmadığı, bir başka anlatımla, infazda tereddütlere sebebiyet verecek nitelikte olduğu görülmektedir.
Mahkemece, İİK'nun 169/a-6. ve HMK'nun 297/2. maddelerine uygun şekilde, asıl alacak üzerinden oranı da açık ve net olarak belirtilmek suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekirken, madde hükmü yazılarak hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/28004, K. 2018/968, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama