KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/28674 E., 2018/2027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu ... tarafından icra mahkemesine başvurularak, alacaklı tarafından genel haciz yoluyla yapılan takibin kesinleşmesi sebebiyle belediyenin banka hesapları, araçları ve taşınmazları üzerine haciz konulduğu, hacze konu paraların ve malların kamu yararına tahsisli olduğu ve kamu hizmetlerinde kullanıldığı ileri sürülerek hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece.
11.09.2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa ile Belediye Kanunu'nda yapılan değişiklik dikkate alınarak, ilgili yasal düzenleme nedeniyle, taşınmazlar ve araçlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, hesaplar üzerindeki hacizler icra müdürlüğünce kaldırıldığından banka hesapları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22.12.2015 tarih ve 2015/22115 E. 2015/32543 K. sayılı ilamı ile;
haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenip şikayete konu banka hesapları, araçlar ve taşınmazların fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığı ya da niteliği gereği hacizlerinin mümkün olup olmadığı belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, 6552 sayılı Kanun ile değişik 5393 sayılı Kanunun 15/son maddesi uyarınca hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulduğu, mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkeme, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar vermesi halinde (HMK'nun 373. maddesi), artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozmaya uyulmakla, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur (HGK 2010/9-71 E., 2010/87 K.).
Somut olayda, Dairemizce, mahkeme kararı, borçlu belediyenin haczedilmezlik şikayetinin esası incelenerek, şikayete konu banka hesapları, araçlar ve taşınmazların fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığı ya da niteliği gereği hacizlerinin mümkün olup olmadığı belirlendikten sonra karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece, bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek mahallinde 03.06.2016 tarihinde keşif yapılmış ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği görülmüş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Zira, şikayet konusu yapılan araçların tamamı yönünden fiilen kamu hizmetinde kullanılıp
kullanılmadıkları ya da nitelikleri gereği hacizlerinin mümkün olup olmadığının raporda belirtilmediği görülmüştür.
O halde; mahkemece, bozma ilamı gereğince bilirkişilerden ek rapor alınarak, gerektiği takdirde yeniden keşif yapılarak, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, eksik incelem ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/28674, K. 2018/2027, 27 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama