KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/28958 E., 2018/325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
MÖHUK madde 48/1'e göre; ''Türk mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır". Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, MÖHUK'ta teminat gösterme yükümlüğü konusunda "yabancılık" ölçütü esas alınmıştır.
MÖHUK madde 48/2 de ise; ''Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar'' hükmü yer almaktadır. Buna göre yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişi teminattan muaf olacaktır.
Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Yabancı şahıslar tarafından karşılanması gereken bu teminat, dava ve takip şartı olup, kamu düzeni niteliğinde olduğundan, mahkemece bu kuralın re'sen nazara alınması gerekir.
Somut olayda, alacaklı Libya vatandaşı olup mahkemece, alacaklının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacaklının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, alacaklının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için alacaklıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/28958, K. 2018/325, 18 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama