KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/29568 E., 2018/2900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekilinin, üçüncü kişi bankanın İİK. m. 89/1. haciz ihbarnamesine itirazının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek alacak tutarının tazminat olarak kendilerine ödenmesini talep ettiği mahkemece tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
İİK'nun 89/4. maddesinde "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder” denilmiştir.
Somut olayda üçüncü kişi banka vekilinin itirazında, dökümü yapılan hesaplara rastlandığını hesap üzerine haciz miktarı ile sınırlı haciz işlendiğini, bankanın borçlu ile arasında kredi sözleşmesi olduğunu, hesaplar üzerinde bankanın rehin, takas, mahsup ve hapis haklarının bulunduğunu, bu haklardan sonra gelmek üzere haciz işlendiğinin bildirildiği, mahkemece aldırılan raporunda ise 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde borçlunun, üçüncü kişi bankadaki hesaplarında 4.397.701.79 TL bulunduğunu, buna karşılık aynı tarihlerde borçlunun bankaya borçlarının da 554.813.988.92 TL olduğunu, itiraz tarihinde kredinin ödeme şekli taksitler halinde olduğundan muaccel olmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 89/4. maddesine göre haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle üçüncü kişinin verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğunun, alacaklı tarafça ispat edilmesi halinde, üçüncü kişi haciz ihbarnamesinde belirtilen bedelle tazminata mahkum edilir.
Her ne kadar mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda şikayet kısmen kabul edilmiş ise de, bilirkişi raporuna göre ihbarname tarihinde borçlunun banka hesabındaki varlığından daha fazla bankanın borçludan alacağı bulunmaktadır. Alacağın muaccel olmaması üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlamına gelmez. Çünkü onun alacağı açısından risk mevcuttur.
O halde mahkemece, talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/29568, K. 2018/2900, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama