KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/29668 E., 2018/3395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlunun meskeniyet şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Şikayet konusu taşınmaz üzerinde bulunan 21.06.2013 tarihli hacze ilişkin olarak borçluya herhangi bir bildirim yapılmadığı, kıymet takdirine dair 20.11.2014 tarihli tebligata göre meskeniyet şikayetinin süresinde olduğu anlaşılmakla, süreye yönelik temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir.
Somut olayda, şikayete konu taşınmaza 25.07.2011 ve 21.06.2013 tarihlerinde haciz konulduğu görülmüştür. Bu hacizlerin incelenmesinde;
- 25.07.2011 tarihli hacizde, haczin konulduğu tarih itibariyle İİK'nun 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca; satış isteme süresinin 2 yıl olduğu, ancak süresinde satış istenmediği için İİK'nun 110/1. maddesi gereği haczin kalktığı,
- 21.06.2013 tarihli hacizde, haczin konulduğu tarih itibariyle İİK'nun 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, ancak bu hacze ilişkin olarak alacaklının, 1 yıllık süreden sonra, 04.07.2014 tarihinde satış talep ederek, aynı gün satış avansını yatırdığı, böylece İİK'nun 110/1. maddesi gereği, taşınmaz üzerindeki haczin düştüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, belirtilen nedenlerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/29668, K. 2018/3395, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama