KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/3026 E., 2016/6040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlunun takip konusu bonolardaki imzalara itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği, mahkemece talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 690/1 göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 626 ve 642/2.maddeleri uyarınca, muayyen bir günde veya keşide gününden veya görüldükten muayyen bir müddet sonra ödenmesi şartını havi bir bonoya dayanarak hamilin lehtara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar olan borçluyu takip edemez. Bir başka ifade ile keşideci protesto edilmediği için hamil, lehtar cirantaya karşı müracaat hakkını kaybeder. İİK'nun l70/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen araştırılmak zorundadır.
Somut olayda takip dayanağı bonolarda şikayetçi borçlunun lehtar ciranta olduğu, takip alacaklısının yetkili hamil olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yetkili hamil olan alacaklının lehtar ciranta hakkında takip yapabilmesi için keşideciye ödememe protestosu göndermesi zorunludur. İcra takip dosyasının incelenmesinde, keşideciye ödememe protestosu gönderilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle muteriz borçlu hakkındaki takibin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen iptaline karar verilmesi gerekirken imzaya itirazın esası incelenerek takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsiz ise de, borçlu temyize gelmediği için bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.
Ancak İİK'nun 170/a maddesinde tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme bulunmadığından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/3026, K. 2016/6040, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama