KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/3034 E., 2016/7867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçinin, icra mahkemesine başvurusunda, borçlu şirket yetkilisi olduğu gerekçesiyle kendi nam ve hesabına açık arttırmaya katılmasının engellendiğini, taşınırın düşük bedelle satıldığını, borçlulara satış ilanının tebliğ edilmediğini belirterek ihalenin feshini istediği, mahkemece; ihale tutanağından da anlaşıldığı üzere, icra müdürlüğünce, şikayetçiye, borçlu şirket yetkilisi ise ihaleye katılamayacağı söylendiğinde şikayetçinin yetkili olmadığını bildirerek ihaleye girme olanağı varken, kendisi yerine ... adına ihaleye girdiği, bu nedenle ihalede usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine ve davacının ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına mahkumiyetine karar verildiği görülmektedir.
İİK.'nun 134/2. maddesinde. "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.
İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder.
Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz" düzenlemesine yer verilmiştir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, ihalenin feshi talebinde bulunabileceklerdir.
Somut olayda, 15.06.2015 tarihli ihale tutanağının incelenmesinde;
Şikayetçi ...'nun kendi adına ihaleye girmek istediği, icra müdürlüğünce, borçlu şirket yetkilisi ise bunun mümkün olmadığı şeklinde uyarıda bulunulması üzerine, şikayetçinin, ... ... adına ihaleye girerek anılan şirket adına pey sürdüğü, kendi adına pey sürmediği, dolayısıyla, ihaleye giren, ancak kendisi adına pey sürmeyen şikayetçinin, ihalenin feshini talep edebilecek kişilerden olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi halinde işin esasına girilemeyeceğinden, İİK'nun 134/2. maddesinin son cümlesi uyarınca, şikayetçinin para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/3034, K. 2016/7867, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama