KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/30488 E., 2016/24214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı banka tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak iki adet çek üzerindeki keşideci imzasına itiraz ettiği, mahkemece, davanın kabulü ile takibin durdurulmasına ve davalı alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 170/.... maddesinde; icra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının takip konusu alacağın %...’sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın %...'u oranında para cezasına mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, icra takibine konu çeklere itiraz eden borçlunun keşideci, alacaklının ise çekleri lehdarın cirosu ile iktisap eden yetkili hamil olduğu görülmektedir. Bu durumda, hamil ile keşideci arasında doğrudan ilişki bulunmadığından alacaklı takibe dayanak çeklerdeki imzaların keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda değildir. Diğer taraftan, borçlu tarafından, alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu da kanıtlanamadığına göre, mahkemece, alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması doğru değildir.
Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/30488, K. 2016/24214, 24 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama