KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/30503 E., 2017/7371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün kapsamı" başlıklı 297. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrası uyarınca; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. HMK'nun 294. maddesinin 3. fıkrasında ise; “Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; mahkemece, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; "Davanın kabulüne yada davanın reddine" şeklinde karar verilmemiş, neyin kabul edildiği, neyin reddedildiği, taraflara yüklenen hak ve borçların neler olduğu açıkça belirtilmemiş, bu hali ile hüküm fıkrası infazda tereddütlere yol açacak şekilde oluşturulmuştur. Gerekçeli karardan sonra tavzih yoluna başvurulmuş ise de, HMK'nun 305. maddesi karşısında hükümdeki eksikliğin tavzih yoluyla giderilmesi de mümkün değildir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde yasanın öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı için mahkemece yapılacak iş; dilekçedeki istemler dikkate alınarak infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde açık ve anlaşılır bir biçimde ve yasanın aradığı nitelikleri haiz bir karar verilmesinden ibaret olup, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/30503, K. 2017/7371, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama