KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/30820 E., 2016/24778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun, 22.03.2016 tarihli menkul ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin esastan reddine ve %10 para cezasına hükmedildiği görülmüştür.
İİK.nun 134/2. maddesi uyarınca; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler." Aynı maddenin 6. fıkrasına göre ise; "Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez."
İİK’nun 114/2. maddesi gereğince, menkul malların ihalesinde satış ilanının taraflara tebliği zorunlu değildir. 18.02.2016 tarihli satış kararında da “menkul satışlarında ilgililere tebliğ zorunluluğu bulunmadığından satış ilanının tebliğe çıkarılmasına yer olmadığına” karar verildiği görülmektedir. Bu durumda ilanlar tebliğ yerine geçer ve yasada öngörülen 7 günlük dava açma süresi de ihale tarihinden itibaren başlar.
Somut olayda, ihalenin 22.03.2016 tarihinde yapıldığı, borçlunun ise İİK.nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra 10.05.2016 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, ihalenin feshini istediği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi yerine esasının incelenmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğinden ve bu durumda işin esasına girilmeyeceğinden mahkemece %10 para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup kararın açıklanan nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/30820, K. 2016/24778, 1 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama