KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/31030 E., 2016/24169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 134/.... maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihalenin feshine konu taşınmazın muhammen bedeli 85.000,00 TL olup, 102.000,00 TL'ye ihale edildiği görülmektedir. Borçlunun şikayetinde taşınmazın değerinin düşük olduğu yönünde bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış olup sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde borçlu aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Borçlunun ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden aleyhine ihale bedelinin %...’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/31030, K. 2016/24169, 24 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama