KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/31297 E., 2018/4172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından beş adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı keşideci borçlunun icra mahkemesine başvurarak imzaya ve borca itiraz ettiği, mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, ve borçlu aleyhine asıl alacağın %20'si oranında tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 170/4. maddesinde; icra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, alacaklının, takip dayanağı beş adet çekten 01.12.2015 keşide tarihli 60.000,00 TL miktarlı çek haricinde takibe konu diğer dört adet çekte, lehtarın cirosu ile yetkili hamil sıfatını kazandığı görülmektedir. Bu durumda, dört adet çek yönünden alacaklı hamil, imzaya itiraz eden keşidecinin imzasının sıhhatini bilemeyeceğinden, kötü niyetli veya ağır kusurlu kabul edilemez. Ayrıca, alacaklının, dört adet çek yönünden takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu da ispatlanamadığına göre, mahkemece alacaklının 01.12.2015 keşide tarihli 60.000,00 TL (bankanın yasal yükümlülük tutarını ödemesi nedeniyle 58.800,00 TL olarak takibe konulan) bedelli çek haricinde takibe konu diğer dört adet çek yönünden tazminat ile sorumlu tutulması isabetsizdir.
Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/31297, K. 2018/4172, 3 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama