KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/32243 E., 2017/3471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip konusu borcun takipten evvel ödendiğini ileri sürerek borcun kalmadığı iddiası ile takibin iptalini talep ettiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde; limitin aşıldığı yönündeki şikayetler dışında tüm şikayetler, İİK'nun 16/1. maddesi kapsamında olup yasal yedi günlük süreye tâbidir. İpotek limitinin aşıldığı yönündeki şikayetler ise; İİK'nun 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca süreye tâbi değildir.
Öte yandan; İİK'nun 149/a maddesinde icranın geri bırakılması hakkında 33. maddenin 1, 2 ve 4. fıkralarının uygulanacağı belirtilmiştir.
İİK'nun 33. maddesinde ise; “İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, borçluya icra emri 12.09.2012 tarihinde tebliğ edildiğine göre, borçlunun borcun takipten evvel ödendiği iddiasına dayalı olarak 08.09.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurunun yasal yedi günlük süreden sonra olduğu açıktır.
Bu durumda, mahkemece, borçlunun isteminin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken; işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/32243, K. 2017/3471, 9 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama