KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/3640 E., 2016/19835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.'nun 170/3. maddesinde; ''İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.'' hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise; ''İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.'' düzenlemesi öngörülmüştür.
Bu durumda, yukarıda değinilen açık yasa hükmüne göre; alacaklının tazminat ve para cezasıyla sorumlu tutulabilmesi için öncelikle icra mahkemesince imza incelemesi yapılması gerekir.
Somut olayda, alacaklı tarafından verilen 20.03.2015 tarihli beyan dilekçesi ile; takibe konu üç adet bonodaki imzanın, borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan 3. kişi ...'a ait olduğu bildirilerek, borçlu şirketin yetkili temsilcisi ...'a ait olmadığının kabul edildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, alacaklı yanın kabul beyanı göz önünde bulundurularak, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, 15.09.2015 tarihli celsede imza incelemesi yapılmasına karar verilerek bilirkişiye rapor düzenlettirilmesi doğru değildir.
Öte yandan, İİK.'nun 170/3. maddesi nazara alındığında ancak imza incelemesi yapılması halinde tazminat verilebileceğinden ve rapor tanziminden önce gerçekleşen kabul beyanı karşısında imza incelemesi yapılmasına gerek olmadığından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup; kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/3640, K. 2016/19835, 27 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama