KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/3920 E., 2016/19098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin borçluya 04.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emri tebligat parçasının 11.08.2015 tarihinde posta kutusunda tesadüfen bulunduğunu, tebligat adresinin borçlunun ikametgah adresi olmasına rağmen, işçisi/memuru/amiri olmayan.... isimli tanımadığı kimseye imzalatılmadığı,
imzadan imtina edip etmediği ve borçlunun evde olup olmadığı tevsik edilmeksizin usulsüz olarak tebliğ edildiğini belirterek süresinde yapılan itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasını ve ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 11.08.2015 olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece şikayetin kabulü ile borçluya gönderilen 04.08.2015 tarihli tebligatın iptali ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 11.08.2015 olarak tespiti ile, borçlu yönünden takibin devamına ilişkin kararın kaldırılarak takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde borçluya ödeme emrinin 04.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 12.08.2015 tarihinde İİK'nun 62. maddesinde öngörülen yasal süreden sonra icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile tebligatın 06.08.2015'te yapıldığını belirterek imzaya, borca, faize ve tüm ferilerine itirazda bulunduğu görülmüştür.
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiası İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır.
Somut olayda, her ne kadar ödeme emrine ilişkin tebligatın Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine aykırı olarak borçluya tebliğ edildiği görülmüş ise de, borçlu vekilinin 12.08.2015 tarihinde icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile borca itiraz etmesi nedeniyle TK'nun 32. maddesi gereğince en geç bu tarihte tebliğ işlemine muttali olduğunun kabulü gerekeceğinden, 27.08.2015 tarihinde icra mahkemesine yaptığı şikayet İİK'nun 16/1. maddede öngörülen yasal yedi günlük süreden sonradır.
O halde, mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/3920, K. 2016/19098, 19 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama