KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/3943 E., 2016/19214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1) Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) Alacaklının temyiz itirazlarına gelince ;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile takibin iptaline ve takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İmzaya itiraz hakkında uygulanması gereken İİK'nun 170. maddesinin 3. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” ve aynı maddenin 4. fıkrasında da; şartların oluşması halinde borçlu yararına tazminata ve para cezasına hükmedileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, alacaklı vekilinin mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde; dayanak senetteki imzanın borçluya ait olmadığını kabul ettiği, ancak borçlunun tazminat talebinin reddini talep ettiği,mahkemece, alacaklının kabul beyanı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmaksızın imzaya itirazın kabulü ile takibin iptaline, alacaklının tazminata mahkumiyetine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/3. maddesi uyarınca, mahkemece; borçlunun imzaya itirazının kabulü halinde, takibin "durdurulması" yerine "iptaline" karar verilmesi ve ayrıca, aynı maddenin aynı fıkrası gereğince icra mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın imzaya itirazın kabulüne karar verildiği halde, alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/3943, K. 2016/19214, 20 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama