KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/403 E., 2016/9211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlular, icra mahkemesine başvurularında satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini ve sair fesih nedenlerini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişler, mahkemece şikayetin reddine karar verilmekle birlikte borçlular aleyhine % 10 para cezasına hükmedilmiştir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda ihale konusu taşınmazın muhammen bedelinin 350.000,00 TL olmasına rağmen birinci artırmada muhammen bedelin üzerinde bir rakam olan 602.500,00 TL'ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen değerinin üzerinde olduğu, şikayet dilekçesinde kıymet takdirine ilişkin bir şikayetin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur.
O halde mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak, bu durumda İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden, şikayetçi borçlular aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/403, K. 2016/9211, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama