KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/4188 E., 2016/21262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Borçlu ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu ...'ın temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Borçlu ...'ın temyiz itirazlarına gelince;
Genel haciz yolu ile yapılan takipte borçluların usulsüz tebligat şikayeti ve icra dairesinin yetkili olmadığını iddia ederek gecikmiş itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasını, ödeme emrinin iptalini talep ettikleri mahkemece borçluların takipten 09.07.2015 tarihli haciz tutanağıyla bu tarihte haberdar oldukları ve öğrenme tarihine göre usulsüz tebligat şikayetinin yedi günlük sürede ileri sürülmemiş olması gerekçesiyle diğer itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığından bahisle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 65. maddesinde düzenlenen gecikmiş itiraz, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde söz konusu olur. Borçlunun dilekçesinde gecikmiş itiraz deyimini kullanması, HMK'nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile 7201 sayılı Yasa'nın 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayetidir.
Somut olayda; 09.07.2015 tarihli haciz sırasında borçlu ...'ın hazır bulunmadığı ve takipten o gün ya da daha evvel haberdar olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı görülmekle borçlunun tebligata bu tarihte muttali olduğunun kabulü isabetsizdir.
O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayeti yönünden inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/4188, K. 2016/21262, 11 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama