KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/4286 E., 2016/8995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun, şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, satış ilanı ve diğer tebligatların kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, fesih istemine konu olan ihalede satılan 26 nolu bağımsız bölümün alanının, satış ilanında 70 metrekare olduğu belirtilse de, fiili durumda 70 metrekarenin altında olduğu ve bu durumun, ihaleye katılanları yanıltıcı nitelikte olduğu gerekçesi ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.” Aynı maddenin 7. fıkrasına göre ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.”
Somut olayda, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvuran borçlunun, satış ilanı ve diğer tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, ihalenin feshine gerekçe yapılan, taşınmazın alanının, satış ilanında belirtilen alandan daha az olduğu hususu re'sen dikkate alınabilecek fesih nedeni olmadığı gibi, ihalenin re'sen feshini gerektiren bir neden de bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, borçlunun şikayetinde ileri sürdüğü usulsüz tebliğat iddiasının değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/4286, K. 2016/8995, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama