KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/4364 E., 2016/9799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; hacizli taşınmazının açık artırma yoluyla satıldığını, satışın usulüne uygun olmadığını, tebligatların usulsüz yapıldığını ve gerekli rekabet ortamının sağlanmadığını ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği mahkemece, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” denilmekte olup, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25/1. maddesinde de; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Somut olayda, borçluya yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin mazbatanın incelenmesinde muhatabın tebligat esnasında adreste bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın ve bu husus net bir şekilde tespit edilmeksizin doğrudan ''aynı konutta beraber ve sürekli oturan oğlu ......'e'' açıklaması ile Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre tebliğ işleminin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan yasal düzenleme ve yönetmeliğe göre yapılan tebligat usulsüz olup İİK'nun 127. maddesi gereğince satış ilanı tebligatı usulsüzlüğü başlı başına ihalenin feshi nedenidir.
O halde ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/4364, K. 2016/9799, 4 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama