KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/4465 E., 2016/21681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin kesinleşmesinden sonra icra kefili ...'ın icra mahkemesine başvurarak çeke dayalı takipte zamanaşımınının dolduğunu, asıl borçlunun aynı konuda dava açtığını belirterek bu hususun da bekletici mesele yapılmak suretiyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği mahkemece, takip işlemleri arasında altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 38. maddesi uyarınca, icra dairesindeki kefaletler, ilam mahiyetini haiz belgelerden olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İİK'nun 39. maddesinde de, ilama müstenit takibin, son muamele tarihi üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır. Öyleyse, icra kefilinin borcu icra kefaletinden kaynaklanmakla İİK'nun 39. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımına tabi olduğu kuşkusuzdur.
İcra kefiline icra emri çıkarılabilmesi için icra kefaletinin usul ve yasaya uygun olması yeterli olmayıp, asıl borçlu yönünden de takibin kesinleşmesi gereklidir. İcra kefaleti asıl borçlu hakkındaki takibin devamı süresince verilebilir. Borçlu yönünden takibin zamanaşımına uğramış olduğu dönemde dahi icra dosyasına yapılmış icra kefaleti geçerlidir.
Takibin icra kefalet tarihinden sonra zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi de bu yönden sonuca etkili değildir.
Somut olayda, şikayetçi ...'ın dosya borcuna takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde 08/09/2008 tarihinde icra kefili olduğu, adı geçene 14.11.2014 tarihinde icra emrinin tebliğ edildiği, her ne kadar takip dosyası 30.10.2008 tarihinden 24.04.2014 tarihli yenileme talebine kadar işlemsiz bırakılmış ve bu tarihten itibaren icra takip işlemlerine devam edildiği asıl takip borçlusu yönünden 15/01/2015 tarihinde zamanaşımı dolayısı ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiş ise de bu hususun icra kefaletinin geçerliliğini etkilemediği gibi icra kefili yönünden İİK'nun 39. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere icra kefili ... yönünden icranın geri bırakılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/4465, K. 2016/21681, 17 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama