KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/4662 E., 2016/21749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bir adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı ile birlikte iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararı gereği takibin iptalini talep etmiş, mahkemece; borçlunun yetki itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İİK'nun 168/5. maddesi hükmü gereği kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takiplerde borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Bu süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup mahkemece re'sen gözetilmelidir.
Somut olayda borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin 02.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun yasal beş günlük itiraz süresinin sona ermesinden sonra 10.12.2015 tarihinde icra mahkemesine başvurarak icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik bir iddiasının da bulunmadığı görülmektedir.
O halde; mahkemece, İİK’nun 168/5. maddesi uyarınca borçlunun yetki itirazının süre aşımı nedeniyle reddi ile, iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararı gereği takibin iptali talebine ilişkin şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/4662, K. 2016/21749, 18 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama