KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/5004 E., 2016/7354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu, 16.07.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda, ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürdüğü sair iddiaların yanı sıra, satış ilanının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini de ileri sürerek 21.05.2013 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece, ihalenin feshi isteminin reddine ve davacının ihale bedelinin % 10' u oranında para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İİK’nun 134. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; “…Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.”
Somut olayda, satış ilânı, şikayetçi borçluya usulüne uygun tebliğ edildiğine ve bu husus mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, 21.05.2013 tarihli ihaleye yönelik olarak 16.07.2013 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin, yasal yedi günlük süreden sonra olması nedeni ile davanın süre aşımından reddine ve işin esasına girilmemesi nedeniyle de borçluya para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, borçlunun ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, mahkemenin ihalenin feshi isteminin reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/5004, K. 2016/7354, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama