KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/5162 E., 2016/7934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı banka tarafından kredi üyelik sözleşmesi gereğince ...'e kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili için adı geçen mirasçıları hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, takip borçlusu ...'ün icra mahkemesine yaptığı başvurusunda, muris annesinin çektiği krediden haberi olmadığını, annesinin bankadan kredi alırken yaşı gereği bu işlemi yapabilmesi için sağlık kurulu raporu alınıp alınmadığı, yaşı gereği kefil olması gerektiğinden kefil veya kefillerin kim olduğu konusunda bankadan bilgi alamadığını ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece; ilamsız takipte itirazın İİK'nun 62. maddesi gereğince icra dairesine yapılması gerektiğinden dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun iddiası yukarıda özetlenen hali ile murisin ehliyetsizliğine veya takipte taraf ehliyetine ilişkin değildir. Mahkemece karar gerekçesinde de belirtildiği gibi, ilamsız icra takibinde İİK'nun 62. maddesi uyarınca her türlü itirazın icra dairesine bildirilmesi zorunludur. Buna göre, takibin şekline göre borçlunun icra dairesi yerine mahkemeye yaptığı başvurusu sonuç doğurmayacağından, bu gerekçeyle istemin reddine karar vermek gerekirken, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/5162, K. 2016/7934, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama