KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/5228 E., 2016/8731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçluların, icra mahkemesine başvurarak, takibe dayanak bonodaki imzaya itiraz ettiği ve takibin durdurulmasını istediği mahkemece, davanın kabulü ile takibin durdurulmasına, tazminat talebinin ise reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/4. maddesine göre; imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, icra mahkemesi, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın % 10’u oranında para cezasına mahkum eder.
Somut olayda, alacaklının, takip dayanağı senette lehtar, borçlu .... nin tanzim eden, borçlu ...'nın avalist olduğu görülmektedir. Bu durumda alacaklı, borçlular ile doğrudan ilişki içinde olduğundan imzanın adı geçenlere ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Bonodaki imzanın borçluların eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklının, imzaya itirazı kabul edilenlere karşı başlattığı takipte ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi gerekirken, bu yöndeki talebin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/5228, K. 2016/8731, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama