KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/5488 E., 2016/7781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 4 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda; takip konusu bonolardaki imzaya itiraz ettiği görülmektedir.
Takip dayanağı senetlerden 22.08.2011 keşide tarihli bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK.'nun 690. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 615/2. maddesinde; ''Vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takibeden vadeleri gösteren poliçeler bâtıldır'' düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, takip dayanağı senedin ''tediye tarihi'' kısmında 18.05.2011; ''vade'' bölümü ve bono metninde ise. 30.08.2011 olmak üzere iki ayrı vade tarihi gösterilmiş olup; bu haliyle, takibe dayanak teşkil eden söz konusu belgede çift vade bulunduğundan, bu senet bono niteliğinde değildir.
Bu durumda, mahkemece, anılan belgenin kambiyo senedi vasfı taşımadığı hususu gözetilerek, mahkemece, sözü edilen belge (senet) yönünden muteriz borçlu hakkındaki takibin İİK.'nun 170/a maddesi gereğince re'sen iptaline karar verilmesi gerekirken, imza itirazının kabulü ile borçlu aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmesi belirtilen nedenle doğru bulunmamış ise de; inceleme konusu karar alacaklı tarafından temyiz edildiğinden aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, mahkemece, öncelikle alacaklının, 22.08.2011 keşide tarihli bono yönünden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkının bulunmaması nedeniyle İİK.'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme öngörülmediğinden, anılan bono bakımından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup; kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/5488, K. 2016/7781, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama